ikiz gebelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ikiz gebelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2014 Perşembe

İkiz Bebek Bekleyenler, Hamile Yastığı Kullanmalısınız:)

Hamile olduğunuzu öğrendiğiniz andan itibaren eskiden belli olmasını istemediğiniz göbeğinizin bir an önce büyümesini istersiniz. Kocaman bir göbeğiniz olsun hamile olduğunuz anlaşılsın. İkiz hamilelerin bu istekleri çok çabuk gerçekleşir. Henüz hamileliğinize alışamadan kocaman bir karnınız olmuştur bile. İlerleyen aylarda daha da büyüyen karnınızla hareket etmek, yatmak oldukça zorlaşır. Zaten bir süre sonra artık birçok hareketiniz kısıtlanmıştır ve belki de sürekli yatmak zorunda kalırsınız.

Karın büyüdükçe ve kilo alımı arttıkça gece uykularınız zorlaşabilir. Bir taraftan diğer yana dönmek için destek almak zorunda kalabilirsiniz. Tabi karnınız belinize baskı yaptığından bel ve sırt ağrısı problemi yaşayabilirsiniz. Bu dönemleri rahat atlatabilmek için hamile yastıkları gerçekten faydalı. Hamile yastığını ne kadar erken kullanmaya başlarsınız  o kadar çok rahat ettiğinizi görecekseniz. Özellikle ikiz gebelerin karınları erkenden büyüdüğü için hamile yastıkları onlar için daha çok gerekli diye düşünüyorum.

Ben hamileliğimin son aylarını yatarak geçirdim. Doktor artık yatmalısın dediğinde henüz yirmi sekizinci haftamdaydım. Sürekli yatmaya başlayınca hamile yastığı almaya karar verdim. Zaten yatarken belime ve sırtıma yastıklar koyarak yatıyordum. Hamile yastığının daha pratik olacağını düşünerek hemen aldım. '' Keşke daha önce alsaymışım '' ve '' İyiki almışım '' dediğim bir ürün oldu benim için. Çünkü oldukça rahat ve kullanışlıydı. Zorlu günlerimde bana eşlik etti.


Hamile yastığı sırtınız, beliniz  ve karnınızı desteklediği için rahat bir şekilde yatmanızı sağlıyor; sağa ya da sola dönmenizi, yataktan kalkmanızı kolaylaştırıyor. Ben bel ve sırt ağrısı yaşamadım çok fazla. Hamile yastığının etkili olduğunu düşünüyorum bu durumumda. Büyük bir hamile yastığı ile daha çok rahat ettiğinizi göreceksiniz. Kesinlikle tüm hamilelerin bu yastıklardan kullanmasını tavsiye ederim.

Doğumdan sonra ortadan ilk kaldırdığım uzun süre bana eşlik eden hamile yastığım oldu. Bana çok faydalı olmasına rağmen artık vedalaşma vakti gelmişti. Onu artık görmek istemiyordum. Onu gördükçe hiç kalkmadan yattığım günler haftalar geliyordu aklıma. Öylece kaldırdım ortadan. Anılarımla birlikte şimdi dolabımın bir köşesinde yeni bir hamileye hediye edilmek üzere bekliyor. Sevgiler..

5 Aralık 2013 Perşembe

Oyun Halısı ve Ana Kucağı Önerileri

Bebekler ilk aylarda hareket edemedikleri için sürekli yatmak zorundadırlar. Arada kucağa alıp dinlendirseniz de sürekli kucakta tutmak hem sizin için hem de bebek için yorucu olacaktır. Bu aylarda sizi ve bebeklerinizi rahat ettirecek iki önerim var bugün. Bu önerilerim oyun halıları ve ev tipi ana kucakları. 

Bebekleriniz ikinci ayın içindeyken artık etrafta gördükleri nesnelere ve duydukları seslere tepki vermeye başlarlar. Bu aylarda alınacak en güzel ürünlerden biri bence oyun halıları. Benim bebeklerime iki aylıkken hediye gelmişti oyun halıları. Yaklaşık yedinci aya kadar kullandık. Bebeklerim oyun halısını çok sevmişlerdi. Oyun halısında asılı oyuncaklarını yakalamak için bütün gün uğraşıyorlardı. Dokundukları oyuncaklardan çıkan seslere gülüyorlardı. Oyuncaklara çığlıklar atıp tepki verebiliyorlardı. 


Bebekleri uzun süre oyalamak için yapılmış güzel bir eğlence aracı bence.  Aynı zamanda bebeklerin reflekslerini geliştiriyor. Eller kollar sürekli hareket halinde olduğundan kasları geliştiriyor. Bebek oyuncakları yakalamak için uğraşırken yana dönmeyi öğreniyor. Ben Playgro markalı oyun halılarını kullandım. Hem oyuncaklarının çokluğu hem de sesli oyuncaklarının olması bebeği uzun süre oyalıyor. Ayrıca geniş olduğu için bebek istediği gibi sağa sola kayabiliyor. Bebek oynayarak vaktini geçiriyor. Annelerin biraz dinlenmesine yardımcı olacak ürünlerden biri olduğu için özellikle ikiz annelerine oyun halılarını tavsiye ediyorum.




İkiz annelerine diğer ürün önerim ev tipi ana kucakları. Kesinlikle kurtarıcı ürünlerden biri de ana kucakları. Yine ikinci aydan sonra ana kucaklarını kullanabilirsiniz. Ana kucaklarının da sesli ve hareketli oyuncakları var. Bebek oyuncakları yakalamak onlara dokunmak için oldukça çaba sarf ediyor. Sürekli uzanma ve kalkma hareketleri yaptıklarından bazı hareketleri daha çabuk yapmaya başlayabiliyorlar. Benim oğlum kısa bir süre sonra oyuncaklara ayaklarını vurmaya başlamıştı.


Bebek hareket ederek ana kucağını sallayıp eğlenebiliyor. Sallanma özelliği ile bebeklerinizi uyutabiliyorsunuz. Ben bir süre bebeklerimi ana kucağında uyuttum. Ancak bebekler uyuduktan sonra yataklarına yatırmak lazım. Çünkü uzun süre uyumak için dar ve tam olarak yatmadığı için bebek rahat bir şekilde uyuyamaz.


Ana kucaklarını istediğiniz yere taşıyabiliyorsunuz. Ben mutfakta işim olduğunda mutfağa taşıyordum. Mutfakta beni izliyorlardı. Kahvaltı ve yemek sofralarında bize ana kucaklarından eşlik ediyorlardı. Banyo yaparken biri diğerini ana kucağında bekliyordu. Ayrıca mama içirmek bir şeyler yedirmek için ideal ürünler. Bebek büyüdükçe sırtını biraz dik konuma getirerek oturur hale getirebiliyorsunuz. Ben Chicco ' nun ana kucaklarını kullandım ve memnun kaldım. 





Tüm annelere ve anne adaylarına oyun halılarını ve ana kucaklarını tavsiye ediyorum. Sevgiler.

2 Aralık 2013 Pazartesi

İkiz Bebeklerle Evde İlk Günler


Benim bebeklerim beklediğimiz tarihten üç hafta önce acil bir şekilde geldiler dünyaya. Ben aslında doğuma giderken saçımı yaptıracaktım, makyaj yapacaktım. Fotoğraflarım güzel olacaktı. Plan yapıyordum kendimce . Ama  bebişlerim annelerini en doğal haliyle görmek istediler sanırım. Acele ettiler. Hastaneye giderken o kadar büyük panik yaşamıştım ki tansiyonumum on dokuza çıkmış. Hemen sezaryene alındım ve uyandığımda başımda birileri üstümü değiştirmeye çalışıyordu. Kendime gelmem biraz zaman aldı çok ayrıntı hatırlamıyorum o akşamla ilgili hala. Sürekli gülüyormuşum kendime gelene kadar. Ben o kadar panikle hastaneye gitmiştim ki sanırım sonra çok komik geldi kendime durumum. 


Gözlerim açılınca bebeklerimle tanıştım. O an unutulmaz bir andı benim için. Mutluluk, heyecan, ağlama isteği, şaşkınlık karışımı duygular. Hiçbir tanışma anneyle bebeğin tanışması kadar özel, unutulmaz, sevgi dolu olamaz. Biri kucağımdayken benim gözüm öbüründeydi. Daha tam kendimde değildim aslında ama o anları net hatırlıyorum. Kucağımdan hiç bırakmak istememiştim bebeklerimi. Yerlerine yatırmak için aldıklarında '' Ben tutarım ''  diyordum kimse duymuyordu. Sonra uyumuşum sanırım. Uyandığımda yine birileri bebekleri emzirmeye çalışıyordu. Benim halim yoktu ve tabi henüz sütümde.  O andan sonra sabaha kadar heyecandan hiç uyumadım. Sürekli bebeklerimi izledim. Oğlum sürekli uyuyordu, kızım ise arada uyanıyor beni izliyordu. Tabi ağrılarım da vardı. Bir ara gece hemşireler beni yürütmeye çalıştı yürüyemedim. '' Bebekleri beslediniz mi? '' dediler. Hayır beslememiştik. Kimse bize bebeği besleyin dememişti. Biz şaşkın halde olayı anlamaya çalışıyorduk. Sonra hemen mama verdik. Hala üzülürüm bebeklerimi ilk anlarında geç besledik diye. İkiz bebek bekleyen  hamilelerin çantasında mutlaka mama olmalı. Çünkü bebeklerin ne zaman geleceği belli değil ve sütünüz hemen gelmiyor.


İlk geceden sonra alışmaya başladık bebeklere. Evet onlar aramıza gelmişti sonunda ve her şey şimdi başlıyordu. Hastanede iki gece kaldık ve eve geldik. Onlarla eve gelmek yine apayrı bir duyguydu ve ben ağlıyordum. Hala çok şaşkındım ve inanamıyordum doğduklarına.Bu bebekler benim miydi? Nasıl bakacaktık biz bebeklere? Karmakarışık bir haldeydim. İlk günlerde mutlaka anne babanın yanında bir yardımcı olmalı. Hatta iki yardımcı. Annem vardı benim. Tabi en güzeli kendi annenizin olması. Bazen üç kişi bebeklere yetemiyorsunuz. Biz doktor tavsiyesi üzerine iki saatte bir besledik. Sütüm üçüncü gün geldi. Hem emzirmeye çalıştım hem mama verdim. Çünkü oğlum memeyi hiç almıyordu. Kızım emmek istiyor süt gelmiyordu. Biraz zorlu geçti o süreç zaten erkenden sütüm kesildi ve hep mama vermek zorunda kaldık. İlk günler bebekler sürekli uyuyor. Uyanıkken etrafı izliyorlar. Çok sık alt değişmeniz gerekiyor. Ben ameliyatlı olduğum için ilk günler ağrılı geçti. Bebeklerimin altını bile değişemedim çünkü eğilemiyordum. Annem ve eşim değişti bir süre. Geceleri eşim baktı bebeklere ve hala gece o bakar. Eşin yardımı çok önemli.


Şu an ikiz  bebek bekleyen  anne adaylarına tavsiyem özellikle yedinci aydan sonra çok daha dikkatli olmanız gerekiyor. Çünkü her an bebekler gelebilir. Ben hamileliğim yirmi yedinci haftasından itibaren hep yatmak zorunda kaldım çünkü erkenden gelmeye kalktılar. Ancak son üç haftaya kadar dayanabildiler. Hastane çantalarınızı erkenden hazırlayın ve kesinlikle mama koyun. Sütünüz gelince nasıl olsa emzirirsiniz bebeklerinizi. Süt gelene kadar bebeği aç bırakmayın. Evde ilk günlerde mutlaka size yardımcı olacak birileri lazım. Ev işleri olduğu gibi kalıyor yemek falan unutuluyor. Ama annenin de iyi beslenmesi ve dinlendirilmesi lazım. Bunun için birilerinin yardımına mutlaka ihtiyacınız oluyor. Benim annem çok yardımcı oldu bana. O da çok yorulmuştu bizimle. O olmasa işim çok zordu. Ona tekrar teşekkür ediyorum buradan.


Bebekler ne soğuk ne sıcak ortamda yatırılmalı. Üstleri çok giydirilmemeli. Göbek bağı düşene kadar banyo yaptırmayın demişlerdi bize. Ama birçok yerde yaptırılabileceği yazıyor. Biz sürekli suyla sildik banyo yaptırana kadar. Çünkü çok sıcak günlerde doğmuşlardı. Göbek bağı düştükten sonra her gün yıkadık. Banyolarını iki kişi yaptırdık hep. Bir üçüncü kişide diğer bebeğe baktı bu sırada. Yalnız kalan bebek hemen yalnız kaldığını anlıyor çığlığı basıyordu. Bazen günde iki kez yıkadığımızı hatırlıyorum. İki bebek ikişer banyo dört kez aynı işlem.


Bebekleri iki saate bir beslemek gerekiyor. Zaten acıkınca uyanıp karınlarını doyurup tekrar uyuyorlar. Gece uyandıklarında da mutlaka besledik. Zaten gece de iki üç saate bir uyanıyorlar. Alt değişiliyor, karnı doyuruluyor tekrar uyuyorlar. Gecelerimiz rahat geçti o açıdan. Çok nadir uyumadan sabahladığımız zamanlar olmuştur. Tabi gece gündüz sürekli bu rutin devam ettiği ve  aralıksız bir uyku uyuyamadığı için anne baba yorgun düşüyor. Sırayla uyuyorduk biz. Dinlenmezsen zaten gergin oluyorsun her şeye kızabiliyorsun. Anne mutlaka desteklenmeli bence.Bebekler beslendikten sonra mutlaka gazlarının çıkarılması gerekir. Biz bazen mamalarına zinco isimli bitkisel bir damla koyuyorduk. Gaz sancısı yaşamadılar onun için. Sürekli beslendikleri için yedek biberon olmalı ve sık sık kaynar suyla dezenfekte edilmeli. 


İlk günlerde sürekli uyudukları için uyku düzeni oluşturmak için erken. Ancak akşam uykularında yataklarına yatırırsanız daha sonra aynı şekilde yataklarına yatınca uyumaları kolaylaşıyor. Ben ilk kırk gün hiç televizyon açtırmadım. Bebeklerin bilinçaltına televizyondaki saçma sapan haberlerin, konuşmaların yerleşmesini istemedim. Bilgisayardan hafif müzik açıyordum. Bebek ninnileri dinletiyordum. Sanki televizyon o masum hallerine çok çirkin gelecekmiş gibi düşünmüştüm. Şimdi televizyon izletiyorum. Ama günde iki ya da üç saat en fazla. Hiç izletmeyin diyor uzmanlar ama bence bu çağda çok zor uygulaması. Tercih yine anne babaya kalmış elbette.


Evet evde ilk günler böyle işte. Bu günlerde ev almış başını gidiyordur. Gece gündüz sadece bebekler vardır hayatınızda başka hiçbir şey düşünemezsiniz. Tabi bebeklerin doğduğunu duyanlar tebrik etmek için telefon açarlar. Telefonu cevaplayamazsınız sonra geri aramayı unutursunuz. Size alınanlar, küsenler olur. Başkalarının o anları anlaması zordur. Siz o anlarda bez, emzirme, mama, biberonların yıkanması, alt değişme, kendi ağrılarınız, uykusuzluk, yemek yapıp yiyememe, bebek sarılığı, sağlık ocağı, hastane kontrolleri,testleri, lohusalık hallerinden ağlama krizleri, sinir bozukluğu, bu karışıklıkta bebeği bir türlü kucaklayıp sevememe halleri içindesinizdir. Ben o ilk günlerde beni anlayıp yanımda olanlara teşekkür ediyorum. İkiz bebek bekleyen tüm anne adaylarına kolaylıklar diliyorum. Sevgiler..

28 Kasım 2013 Perşembe

Bunlar Tüp mü, Normal mi?


İkiz bebeklerinizi bebek arabalarına oturtup dolaşmaya çıkarsınız. İki tane bebek bir arada olduğundan ve kocaman bir bebek arabası, iki tane çantayla dolaştığınızdan haliyle dikkat çekersiniz. Genelde sevmek için etraftan yanınıza yaklaşanlar olur. İlk soruları '' İkiz mi bunlar? '' olur. '' Yok ikiz değiller, biz zevk olsun diye ikiz bebek arabasında taşıyoruz! '' demek gelir içinizden. Farklı yaşlarda iki çocuğu olanlar ikiz bebek arabası alıp kullanmayı tercih etmezler sanırım. Sonra özellikle bize bebek arabamız mavi olduğundan ve kızımız kısa saçlarıyla hala erkeğe benzediğinden sanırım '' İkisi de erkek mi? '' diye sorarlar. '' Yok bir kız bir kız bir erkek. '' dersiniz. Anlamazlar, ikisini de erkek sanarak yakışıklılar, delikanlılar diye sevmeye devam ederler. Ya da oğlumuzu kız sanırlar. Diğer soru gelir '' Hangisi büyük? '' '' İkiz bizim bebekler! '' dersiniz , '' Yok hangisi önce doğdu? '' diye düzeltirler. '' Kızımız önce doğdu. '' deriz. '' Ha o zaman erkek büyük. '' Pardon, nasıl?  İkiz bebekler için böyle bir ters orantılı durum olduğundan bahseder çoğu kişi. Önce doğan küçük olurmuş. Farklı yaşlarda iki çocuğunuz varsa zaman olarak önce doğan büyüktür değil mi? Böyle bir gerçeklik var. Ama ikiz bebeklerden önce doğan iki dakika önce doğmuş olsa bile küçüktür. Peki dersiniz,  yorumsuz.. '' Kız oğlanı dövüyor galiba, çok sert duruyor. '' '' Evet her gün yemeklerden sonra üç kez döver! '' demek istersiniz. Bu nasıl bir yorum.. '' Ay bizim bir tanıdığın bir çocuğu var o kadar zor ki, siz ikizlerinize daha kolay bakıyorsunuzdur eminim. ''  Gözünüzün önüne doğumlarından itibaren yaşadığınız o zor günler gelir. Tek bir çocuğa bakmak ne kadar zor olabilir anlamaya çalışırsınız.


Derken en çok merak edilen soru sorulur: '' Tüp mü bunlar, normal mi? '' '' Ya evet tüp. Evde ocağa takıyoruz arada bir hava alsınlar diye bebek arabasına koyup gezdiriyoruz. Siz tüplerinizi gezdirmez misiniz? '' aklınızdan geçen cevaptır. '' Normal! ''  ne demek Allah aşkına! İkiz bebekler anormal mi? İkiz bebeklerin hepsinin tüp bebek yöntemiyle dünyaya geldiğini, anne karnında büyümeyip deney odalarında kavanoz içlerinde büyüdüğünü sanıyorlar galiba. Değilse normal mi diye sormaz hiç kimse. Siz '' Tüp bebek değil normal bir hamilelik süreciyle doğmuş bebekler. '' deseniz de karşıdaki inanmaz. Çünkü emindir tüp bebek olduğuna. '' Kimin tarafında ikiz var? '' diye sorar hemen. '' Anne tarafında var. '' deriz. '' Ya sanki baba tarafında olursa oluyordu.'' derler. Baba tarafı dersen tersini söyleme ihtimalleri fazla. İkisinde de yoksa karar verilir: '' Kesin tüp! '' Bir de anne tarafı dersin, kim var diye sorarlar. Sanki söylesem tanıyacak. Kaç yıllık evli olduğunuz diğer bir araştırma konusudur. Karşıdaki tam bir '' İkizler nasıl dünyaya gelir? '' konusunda uzman biridir sanki. Bir de '' Aman iyiki  tüp bebek yapmamışsınız günahmış, çocuklar sizin olmuyormuş çünkü'' diyenlere ne demeli.. Çocukların yanında böyle konuşmalar yapıldıkça bir gün çocuğunuzun '' Anne ben tüp bebek miyim? '' diye sorması kaçınılmaz. Bunu düşünen kim? Yeter ki insanların merakı giderilsin. Çocukların, anne babanın ne hissettiği hiç önemli değil. Belki gerçekten doğal dünyaya gelmişler. Ya da evet tedaviyle olmuş ama bunu paylaşmak istemiyor. Belki de bebekler evlatlık. Kimseyi ilgilendirmez sanırım bu durumlar.


 Ya işte böyle. Tek bir bebekle dolaşan anne babalar sanırım böyle bir araştırmaya tabi tutulmazlar. Onların bebekleri normaldir çünkü. Bu soruları daha çok duyacağıma eminim. İkiz annesi olmak insanı ünlü yapıyor. Nasıl ünlülerin özel hayatları merak ediliyorsa sizinki de merak ediliyor. Özel hayatın gizliliği falan umursanmıyor. Çevrenizden sizin söylediğinize inanmayıp hastane kayıtlarınızı araştıracak kadar meraklı kişiler çıkabiliyor. Elbette tüp bebek yöntemiyle dünyaya gelen bebekler gayet normal ve doğal. Normal olmayan insanların özel hayatlarının didiklenmesi. Benim bebeklerim mi?  Normal, hayır tüp, aslında ikisi de değil hiç bilinmeyen bir yöntemle dünyaya geldiler, deney odasındaki kavanozdan aldık, leylekler de getirmiş olabilir, yumurtadan da çıkmış, saksıya ekip büyüttük, uzaylılar getirdi..İkiz değiller mi normal olmayan her yolla dünyaya gelmiş olabilirler. Sevgiler..

26 Kasım 2013 Salı

İkiz Bebeklerim İçin Hangi Yatağı Almalıyım?

Bebekler dünyaya geldikten sonra ilk gereksinim hissettikleri duygulardan biri güven duygusudur. Aylardır çok güvende oldukları ortamdan çıkarak bilinmezliklerle dolu bir dünyaya gelmişlerdir. İlk aylarda bebekler hemen hemen tüm günü yataklarında uyuyarak geçirirler. Bebeğin rahat, sakin bir ortamda kendini güvende hissedebilmesi için yatak seçimi oldukça önemlidir. Ben etrafı göremeyecek kadar derin ve dar yatakta yatmasının bebeği huzursuz edeceğini düşünüyorum. Ferah bir ortamda anne babayı görerek yatması bebeğin güven duygusunu da artıracaktır.

Ben ikizlerim için Kraft marka park yatakları kullandım. Mobilya tarzı beşikler çok yer kaplıyor. Minik beşikler ise çok kısa bir süre kullanılabiliyor, çünkü bebekler hızlı büyüyor. Park yataklar kolayca kurulup katlanabiliyor. Ayrıca bir odadan diğerine taşınabiliyor. Tabi bu arada park yatağın ebatlarının kapılarınızdan geçecek boyutlarda olması lazım. Ben buna hiç dikkat etmemiştim. Kapılarımızdan yataklar geçmeyince ilk birkaç hafta birini salona, birini yatak odasına koydum. Bebekleri yan yana yatırdım. O haftalarda çok uzun süreler uyudukları için yan yana yattılar. Ama bir süre sonra  yataklarına ayrı ayrı yatırdım. Çünkü birbirlerini rahatsız etmeye başladılar. Daha sonra bir süre annemlerde kalmak zorunda kalınca yatakları oraya taşıdık. Oldukça portatif ve kullanışlı yataklar bence. Yatakların ayrıca müzikli dönenceleri oluyor. İlk haftalarda bebeklerin henüz göz kasları çok gelişmediğinden kullanmadık. Ama daha sonra bebeklerim onları çok sevdiler ve dönencedeki hayvanları izleyerek uyudular. Yatakların yanlarında bulunan ceplerine ve aparatlarına bezleri, biberonları , mendilleri vs. koyabiliyorsunuz. Bu da ayrı bir kolaylık elbette.





Bebeklerim doğdukları ilk haftalarda o yatakların içinde minicik dursalar da çok kısa bir süre içinde yatağın üst katından inip alt katında yatmaya başladılar. Bir süre sonra da içinde oynamaya başladılar. Benim bebeklerim on yedi aylık oldular ve uzun süredir kendi odalarında uyuyorlar. Park yataklarımızın yerine yeni oda takımı aldık ama aslında daha uzun süre onlar da yatabilirlerdi. Ben özellikle ikiz bebek bekleyen anne adaylarına kolay kullanımı nedeniyle park yatakları öneriyorum. Sevgiler.





25 Kasım 2013 Pazartesi

Hamilelere Kitap Önerisi

Bebeğinizi beklerken merak içindesinizdir. Bir de bu ilk hamileliğiniz ise bu merak çok daha fazladır. Bende öyleydi açıkçası. Ne bulursam okuyor öğrenmeye çalışıyordum. Hamilelik sürecini, doğum ve doğum sonrası neler yaşayacağımı tahmin edemiyordum. Üstüne bir de ikiz bebek bekleyince merak ikiye katlanıyordu elbette. Teorik olarak ne kadar çok bilgi öğrenirsem daha rahat bir süreç yaşayacağıma inandım. Gerçekten de öyle oldu. Okuduklarımdan öğrendiklerim özellikle bebeklerim doğduktan sonra acil bir durumda aklıma geldi ve uyguladım. Onun için araştırmak, okumak, bilgilenmek bence çok önemli.

Ben bebek bekleyen tüm anne adaylarına benim çok faydalandığım iki kitabı önermek istiyorum. Bu kitaplardan ilki Ayşe Öner' in '' Hamilelik, Doğum ve Bebek Bakım Kitabı '' adlı kitabı. Kitap hamilelik ve sonrasında her an elinizin altında bulunması gereken yardımcı bir kitap. İçeriğinde hamileliğin tüm evreleri hakkında ayrıntılı bilgiler bulabilirsiniz. Hamilelikte beslenme, egzersiz, nefes teknikleri, bebeğin haftalık gelişimi bunlardan bazıları. Ayrıca doğum ve doğum sonrası bebek bakımı, emzirme, alt değiştirme, banyo, masaj, aşılar, oyunlar gibi konularda merak ettiğiniz sorulara cevaplar bulabilirsiniz. Ben özellikle bebeklerimin doğumundan sonra bu kitaba bakma ihtiyacı hissettim. İkizlerim on yedi aylık oldular ve ben hala bu kitaptan yararlanıyorum. Tüm anne adaylarına bu kitabı tavsiye ediyorum.






Tavsiye edeceğim ikinci kitap Dr. Thomas Verny ve John Kelly' ye ait olan '' Doğmamış Çocuğun Gizli Yaşamı '' adlı kitap. Bu kitap bebeğin henüz anne karnındayken nasıl her şeyden haberdar olduğunu anlatıyor bize. Annenin yaşadığı özellikle yoğun ve derin duyguların bebeğe etkilerinden bahsediyor. Anne karnında yaşadığı stresin ve annenin yatma saatlerinin çocuğun doğduktan sonra uyku düzenini etkilediği gibi ilginç örnekler yer alıyor. Bebeğin anne karnındayken eğitilmeye başlayabileceği, bebekle konuşmanın önemi, doğum şeklinin bebeğin psikolojisine etkileri kitabın içeriğini oluşturan diğer konular. Ben hamilelikte bedenin beslenmesi kadar ruhun da beslenmesi gerektiğine inanıyorum. Anne duygularını ne kadar kontrol altına alabilirse bebekler de o kadar çok rahat edeceklerdir. Sakin normal ritimde çalışan bir kalbi dinlemekle hızlı hızlı atan daralmış bir kalbi dinlemek aynı olmasa gerek. Bu kitabı da kesinlikle tavsiye ediyorum.




Rahat, sakin ve dingin bir hamilelik dönemi geçirmenizi diliyor, bol bol kitap okumanızı öneriyorum. Sevgiler..