2014 bebekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2014 bebekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Aralık 2013 Pazartesi

2014 Düş Tablosu Yapalım mı?


2014 iyice yaklaşmışken bir yeni yıl yazısı da benden olsun. Her yeni yıl yeni bir heyecan aslında. ‘’Aman yeni bir yıl geliyor işte ne yapayım!’’ şeklinde de karşılayabilirsiniz bu yılı. Heyecanla size yenilikler getirmesini dileyerek umut besleyerek de.

Ben tek sayılı yılları sevmem hiç. Hayatımda tek sayılı yıllarda güzel şeyler yaşamadım genellikle. Çift sayılı yıllar ise şans getiriyor bana. Üniversiteye girişim, mezuniyetim, işe başlamam, çocuklarımın doğumu şu an aklıma gelenler. Benim inancım öyle. Sizin için tam tersi olabilir. Yaşanmışlıklarla ilgili biraz bu durum. 2014 bunun için bana umut veriyor. Çift sayıdan oluşuyor ne de olsa.

Hayatta ne kadar olumsuz durum yaşadıysak o kadar da olumlusunu yaşayacağımıza inananlardanım ben. Yani denge yasasına. Bu yasa, ne kadar pozitif deneyim yaşadıysak o kadar da negatif deneyim yaşayacağımız söyler. Tabi tam tersi de geçerli. Bir söz var çok sevdiğim ‘’ Hayatta en dibe inmek iyidir, çünkü  bundan sonra gidebileceğiniz tek yön yukarıdır. ‘’  Pozitif bir dünya görüşüne sahip olmak önemli kısacası.

Aslında düşüncelerimizle, duygularımızla, söylediklerimizle biz kodluyoruz hayatımızı. Onun için hayata hangi pencereden baktığımız ve neler gördüğümüz önemli. Ben yeni yıla girerken  klişe olmuş dileklerin yerine kendi özel dileklerinizi oluşturabileceğiniz bir tablodan bahsedeceğim size. Eskiden dilek ağaçları varmış, herkes dileğini asarmış ya bu da öyle bir tablo işte.

Bu tablonun adı: ‘’Düş tablosu.’’ Feng Shui öğretisine ait bir tablo. Yapması çok kolay ve eğlenceli. Öncelikle istediğiniz renkte  bir karton alıyorsunuz. Bu kartonu dokuz bölüme ayırıyorsunuz. Bu bölümler yaşamınızın bir alanını temsil ediyor. Her bölüme adını veriyorsunuz. Kartona kolaj çalışması yapacağız. Hayallerimizi temsil eden resimleri, yazıları dergilerden gazetelerden kesip yapıştıracağız. Bu resim ve yazılar tamamen sizin hayal dünyanıza ait olmalı.
Kartonu ayıracağımız bölümler şunlar:
1.Bereket-bolluk-yaratıcılık-büyüme
2.Ün-itibar-sosyal hayat
3. Evlilik-iş birliği-uyum
4. Çocuklar
5. Yolculuk-ilgi alanları-yardımcı insanlar-rehberler
6. İş-iş başarısı 
7. Bilgi-zeka-eğitim
8. Sağlık-aile
9. Denge (Kartonu sekize böldükten sonra tam ortaya yuvarlak bir şekilde bu bölümü oluşturabilirsiniz. )
Şimdi bu alanları doldurmak için gerekli materyalleri bulmaya geldi sıra. Her bölüm için hayal ettiğimiz, olmasını dilediğimiz isteklerimizin resimlerini yazılarını topluyoruz. Bunun için dergilerden gazetelerden yararlanabilirsiniz. Bölümlere resimleri koyarken örneğin bereket bolluk için: ‘’ Ne olsa, nasıl olsa bolluk içinde hissedebilirim? ‘’ diye düşünerek materyal topluyoruz. Diğer bölümleri de bu şekilde ‘’ Hayatımda ne olsaydı, nasıl olsaydı iyi hissederdim?’’ diye düşünerek dolduruyoruz.   Örneğin çocuk sahibi olmak istiyorsak çocuklar bölümüne çocuk resmi koyabiliriz. Buna yazılar ekleyebiliriz. Çocuğumuz varsa onların resimlerini koyup onlarla ilgili hayallerimizin resimlerini, yazılarını ekleyebiliriz. Eğitim bölümüne gitmek istediğimiz okulun resmi, sertifika resimleri koyabiliriz.  Sağlık bölümüne sağlıklı olduğumuz bir resmimizi, bize sağlığı hatırlatan nesnelerin resimlerini koyabiliriz. Ev sahibi olmak istiyorsak ev bizim için ne anlam ifade ediyorsa o bölüme istediğimiz evin resmini, içinde olmasını istediğimiz eşyaların resmini koyabiliriz. 

Bu tamamen sizin hayal dünyanıza ait bir tablo. Bir resim herkes için aynı şeyi ifade etmeyebilir. Örneğin ben bolluk bereket kısmına nar resmi koyabilirim, siz ise narı sağlık bölümüne koyabilirsiniz. Bu şekilde istediğimiz resim, yazı ve şekillerle tabloyu dolduruyoruz. Tablonun her bölümü doldurmamız gerekiyor. Çünkü tablonun bütünü bizim hayatımızın bütününü temsil ediyor. Tablomuzu oluşturduktan sonra sadece kendimizin görebileceği bir yere asıyoruz. Dolabınızın içi olabilir mesela. Her gün tablomuza bakmayı da ihmal etmiyoruz.

Ben bu tabloyu yaklaşık üç sene önce yapmıştım ve istediğim bazı şeylere sahip oldum. Bazılarını da sahip olup yeniden kaybettim. Sanırım saklamak gerekiyor tabloyu. Ben istediklerim oldu diye atmıştım. Şimdi yenisini yapacağım ve saklayacağım.

Bu yazı ne zaman karşınıza çıktıysa o zaman yapabilirsiniz düş tablonuzu. Mutlaka yeni bir yıla giriyor olmak gerekmiyor. Eğer bu yazı sizin karşınıza çıktıysa ve yazının sonuna kadar okuduysanız bu kesinlikle tesadüf değil. Hayatta hiçbir şeyin tesadüf olmadığı gibi. Mutlaka bu tabloyu denemenizi öneririm. Tüm düşlerinizin gerçekleşmesi dileğiyle. Mutlu yıllar. Sevgiler:)

6 Aralık 2013 Cuma

Eskiden Brokoli Çorbası mı Vardı?


Bugün brokoli çorbası yaparken dolapta hiç havuç kalmadığını fark ettim. Havuçsuz brokoli çorbası olur muydu?  '' Neden olmasın? '' dedim kendi kendime. Eskiden brokoli çorbası mı vardı? Bugün de havuçsuz olsun çocukların çorbası.

Benim çocukluğumda yoktu brokoli çorbası. Her evde pişen yemeklerden vardı bizim soframızda da. Ben dört çocuklu bir ailede büyüdüm. Dört çocuğun ayrı ayrı ne yediğinin takip edildiğini sanmıyorum o günlerde. Her çocuğun haftalık besin takibinin de. Sofraya o gün ne koyulmuşsa herkes o yemeği yerdi. Yemediğimiz yemekler vardı elbette ama '' Ben bunu yemem, bana başka yemek pişir! '' diye de annemize naz yapılmazdı.

Şimdi çocuklarımızı bir besleme telaşıdır almış başını gidiyor. Çocuğumuz haftalık proteinini aldı mı, balık yedi mi, sebze yedi mi, meyve yedi mi, süt ürünlerini tüketti mi karmaşamız.  Brokoli gibi hayatımıza giren diğer sebzelerden, meyvelerden yedirebildik mi endişemiz. Yemeyen çocuğa zorla her şeyi yedirmeye çalışma uğraşlarımız.

Bizi bu hale teknoloji getirdi biraz. Teknolojiyle doğallıktan uzaklaştık. Organik olan ve organik olmayan ürünler, GDO' lu ürünler, katkı maddeleri hayatımıza girdiğinden beri herkesin kafası karıştı. Her gün televizyon ekranlarında ne yememiz gerektiğini anlatan bir sürü program var. Bu programlarda bir uzmanın '' Bol bol yiyebilirsiniz. '' dediği bir yiyeceği bir başka uzman '' Asla yemeyin! '' diyor . Peki ne yiyecek bu çocuklar?

Ben  bu karmaşık duruma yetişemediğim için bıraktım ayrıntılarla uğraşmayı. Aldığım ürünlerin belli markalarda olmasına dikkat ediyorum ve meyve sebzenin de mevsimin de tüketilmesine. Aklıma ne gelirse, evde hangi yemeğin malzemesi varsa o gün onu pişiriyorum. Üst üste benzer yemekler pişirmemeye dikkat ediyorum o kadar. Zaten ne pişirsem çocuklar azıcık yiyorlar. Yedikleri kendilerine yetiyor sanırım. Gelişimleri normal, sağlık sorunları da yok. 

Çocukluğumda brokoli yoktu, zorla yedirme yoktu, aman aç kalmasın çocuk sorunu yoktu. Herkes acıkınca karnını doyuruyordu. Çocukların beslenme alışkanlıkları da yiyecekler gibi doğaldı. Şimdi ne değişti? Besinler gibi beslenme alışkanlıkları da doğallıktan uzaklaştı. Çocuklarımızı sağlıklı bir şekilde besleme durumunu çok abartmamak gerekiyor bence. Elimizden geldiği kadar  doğal ve sağlıklı olduğuna inandığımız yiyeceklerle beslesek yeter. Brokoli çorbasında bugün de havuç olmasın. Sorun değil. Sevgiler.


5 Aralık 2013 Perşembe

Oyun Halısı ve Ana Kucağı Önerileri

Bebekler ilk aylarda hareket edemedikleri için sürekli yatmak zorundadırlar. Arada kucağa alıp dinlendirseniz de sürekli kucakta tutmak hem sizin için hem de bebek için yorucu olacaktır. Bu aylarda sizi ve bebeklerinizi rahat ettirecek iki önerim var bugün. Bu önerilerim oyun halıları ve ev tipi ana kucakları. 

Bebekleriniz ikinci ayın içindeyken artık etrafta gördükleri nesnelere ve duydukları seslere tepki vermeye başlarlar. Bu aylarda alınacak en güzel ürünlerden biri bence oyun halıları. Benim bebeklerime iki aylıkken hediye gelmişti oyun halıları. Yaklaşık yedinci aya kadar kullandık. Bebeklerim oyun halısını çok sevmişlerdi. Oyun halısında asılı oyuncaklarını yakalamak için bütün gün uğraşıyorlardı. Dokundukları oyuncaklardan çıkan seslere gülüyorlardı. Oyuncaklara çığlıklar atıp tepki verebiliyorlardı. 


Bebekleri uzun süre oyalamak için yapılmış güzel bir eğlence aracı bence.  Aynı zamanda bebeklerin reflekslerini geliştiriyor. Eller kollar sürekli hareket halinde olduğundan kasları geliştiriyor. Bebek oyuncakları yakalamak için uğraşırken yana dönmeyi öğreniyor. Ben Playgro markalı oyun halılarını kullandım. Hem oyuncaklarının çokluğu hem de sesli oyuncaklarının olması bebeği uzun süre oyalıyor. Ayrıca geniş olduğu için bebek istediği gibi sağa sola kayabiliyor. Bebek oynayarak vaktini geçiriyor. Annelerin biraz dinlenmesine yardımcı olacak ürünlerden biri olduğu için özellikle ikiz annelerine oyun halılarını tavsiye ediyorum.




İkiz annelerine diğer ürün önerim ev tipi ana kucakları. Kesinlikle kurtarıcı ürünlerden biri de ana kucakları. Yine ikinci aydan sonra ana kucaklarını kullanabilirsiniz. Ana kucaklarının da sesli ve hareketli oyuncakları var. Bebek oyuncakları yakalamak onlara dokunmak için oldukça çaba sarf ediyor. Sürekli uzanma ve kalkma hareketleri yaptıklarından bazı hareketleri daha çabuk yapmaya başlayabiliyorlar. Benim oğlum kısa bir süre sonra oyuncaklara ayaklarını vurmaya başlamıştı.


Bebek hareket ederek ana kucağını sallayıp eğlenebiliyor. Sallanma özelliği ile bebeklerinizi uyutabiliyorsunuz. Ben bir süre bebeklerimi ana kucağında uyuttum. Ancak bebekler uyuduktan sonra yataklarına yatırmak lazım. Çünkü uzun süre uyumak için dar ve tam olarak yatmadığı için bebek rahat bir şekilde uyuyamaz.


Ana kucaklarını istediğiniz yere taşıyabiliyorsunuz. Ben mutfakta işim olduğunda mutfağa taşıyordum. Mutfakta beni izliyorlardı. Kahvaltı ve yemek sofralarında bize ana kucaklarından eşlik ediyorlardı. Banyo yaparken biri diğerini ana kucağında bekliyordu. Ayrıca mama içirmek bir şeyler yedirmek için ideal ürünler. Bebek büyüdükçe sırtını biraz dik konuma getirerek oturur hale getirebiliyorsunuz. Ben Chicco ' nun ana kucaklarını kullandım ve memnun kaldım. 





Tüm annelere ve anne adaylarına oyun halılarını ve ana kucaklarını tavsiye ediyorum. Sevgiler.